Arama

Yükleniyor...

Adsense

7 Şubat 2012 Salı

DURUŞUNUZ MU BOZUK YOKSA KİFOZ HASTASI MISINIZ (KAMBUR MUSUNUZ) ?


Kifoz (kamburluk) nedir?
Kifoz, kamburluk olarak da bilinen, omurganın öne doğru eğen bir hastalıktır.

Normalde insan omurgasında eğrilik yok mudur?
İnsan omurgasında yandan bakıldığında anatomik olarak birbirini izleyen ters eğrilikler (boyunda, sırtta, belde ve leğen kemiğinde) bulunur. Eğrilikler birbirleriyle denge halinde olup başın leğen kemiğinin üzerinde tutarlar.


Kifoz omurganın en çok hangi bölgesinde görülür?

Kifoz hastalık olarak en çok sırt bölgesinde görülür. Bu bölgede normal kifoz açısının üst limiti 50 derece olup bu dereceyi aştığında kifoz hastalığından söz edilir.

Kimlerde kifoz varlığından şüphelenmeliyiz?


Kifoz hastalarına yandan bakıldığında baş vücuda göre önde izlenir. Sırta yandan bakıldığında kambur fark edilir. Bazı hastalarda bel çukurunda bir artış da görülebilir. Bu değişiklikler çoğu hasta giyinikken fark edilemez. Dolayısıyla hastanın çıplak değerlendirilmesi gereklidir. Genelde aileler çocuklarındaki kifozu deniz ve havuzda mayo ile gördüklerinde fark ederler.


Aile kifozdan şüphelendiğinde ne yapmalı?


Biz omurga cerrahlarının bu konuda önceliği ailelerin yanlış bilgilendirilmelerini engellemek. Yanlış bilgilendirme, tanı hatasına, takip ve tedavi yanlışlarına sebep olabilir. Dolayısıyla bir omurga cerrahına ulaşmaları en doğru yoldur. Omurga cerrahı gerekli durumlarda ileri tetkiklerle (röntgen, MR, tomografi gibi) kifoz tanısını netleştirip açısal ölçüm yapabilir.
Duruş bozukluğu ile kifoz arasındaki fark nedir?
Bazı kişiler alışkanlık olarak kambur dururlar. Bu kişilerin kifoz hastalarından farkları istediklerinde dik durabilmeleridir. Röntgen açı ölçümleri de normale yakın çıkar (genelde 60 derecenin altında). Bazı ağır sporlarda artan göğüs kafesi hacmi ve kas kitlesinin omurgayı öne çekmesi ya da ergenlik çağındaki kızlarda gelişmekte olan göğüsleri gizleme gayreti duruş bozukluğu sebebi olarak düşünülür.
Duruş bozukluğu ilerde kifoz hastalığına sebep olabilir mi?
Duruş bozukluğu zaman içinde esnekliğini yitirebilir. Zaman içinde koltuğa yığılarak kambur oturmaya ve kambur yürümeye bağlı olarak omurga çevresi bazı bağlar kısalarak kifoz hastalığına dönüşebilir. Bu kişiler isteseler de dik duramazlar. Bu kifoz hastalığına dönüşüm olarak düşünülebilir.
O zaman duruş bozukluğunun da tedavisi ilerde kifoz oluşmaması için önemli denilebilir mi?
Kesinlikle, duruş bozukluğu ilerde oluşabilecek kifozu engellemek için düzeltilmelidir.
Kifoz nedenleri nelerdir?
En sık kifoz nedeni Scheuermann Hastalığıdır. Ergenlik çağında ortaya çıkar. Erkeklerde daha sıktır. Bu hastalıkta omur gövdelerinin büyüme kıkırdaklarının ön kısmında büyüme yavaşlar, arka bölümde ise normal devam eder. Sonuçta omur gövdeleri önü arkadan daha kısa birer yamuk haline gelerek kamburluk oluşturur. Genellikle ağrısızdır. İkinci bir neden olarak çocuklarda gözlenen ve çoğunlukla gözden kaçan duruş bozukluğuna bağlı kifoz (kambur duruş) söylenebilir. Konjenital kifoz denilen doğuştan kifoz, omurların eksik, yapışık ya da şekli bozuk oluşmasına bağlı ortaya çıkar. Bu tür kamburluklar hemen doğum sonrasında fark edilebilir. Bazen de omurlar arasında kaynamalar, yapışıklıklar zaman içinde asimetrik büyümeyle kamburluğa sebep olur. Omurga eğikliğinin yanı sıra boy kısalığına da sebep olur. Bu tip kifoz hızlı ve ciddi biçimde ilerler. Cerrahi tedavi ile ilerleme engellenip düzelme sağlanabilir. Yaşlılarda kemik erimesine bağlı omurga kırıkları da kifoz da oluşturabilir. Ardışık omurların önlerinde oluşan çökme kırıkları sonrası oluşan kamalaşma kamburluğa sebep olur. Burada önemli olan bu kırıkların oluşmasının engellenmesidir. Kırılan omurların içine kemik ya da kemik çimentosu yerleştirilerek (vertebroplasti- kifoplasti) çökmüş omur yükseltilir ve kamburluk gelişimi engellenebilir.
Kifoz hastalarının sıkıntıları nelerdir?
Başlıca şikayet kozmetik olup sırta yandan bakıldığında eğrilik göze çarpar. Bazı hastalarda sırt ağrısı, omurgada sertlik ve kas kısalıklarına bağlı genel yorgunluk hali kifozun ek belirtileridir. Konjenital kifoz ya da omurga kırığına bağlı kifozlarda başka sebeplere bağlı ağrı görülebilir.
Kifoz önlenebilir mi? Önlemek için neler yapılabilir?
Kifozun önlenebilmesine yönelik egzersizler genelde duruş bozukluğuna bağlı kifoz ya da erken dönemde Schuerrmann kifozu için geçerli olabilir. Kısa olan karın, göğüs ve bacak kaslarının uzatılması; omurga çevresi kasların güçlendirilmesi ana prensiplerdir. Kemik erimesine bağlı omurga kırıkların oluşmasını engellemek ya da kırık omurların daha fazla çökmesini durdurarak yaşlılarda kifoz oluşumu engellenebilir.
Kifozun cerrahi tedavisi nasıl yapılır?
Eğimin çok arttığı hastalarda (75 derece ve üstü) cerrahi tedavi tercih edilir. Cerrahi ile kamburluk (kifoz) kalıcı olarak düzeltilir ve eğikliğin ilerlemesi durdurulur.


Kaynak : http://www.internethaber.com/kambur-musunuz-12244y.htm#ixzz1lhZaPpyS

Bel fıtıklı hasta ameliyat olmalı mı?


Hangi durumlarda bel fıtığından şüphelenilmeli?

Bel ağrısı ile birlikte bacakta ağrı, uyuşma, güçsüzlük gibi yakınmalar bel fıtığı belirtisi olabilir. Bel fıtığı nadir olarak idrar kaçırma gibi şikayetlere de neden olabilir ki, hasta acil olarak ameliyata alınmalıdır. Öksürme, hapşırma gibi durumlarda o bölgedeki basınç artışına bağlı olarak ağrıda artma olabilir. Bu durumlarda bel fıtığından şüphelenilmelidir. 


Bel fıtığından korunmak için neler yapmalıyım?


Bel kaslarını güçlendirmek için düzenli olarak yürüyüş, bel egzersizleri yapılmadır. Ayrıca yüzme gibi sporlar da faydalı olacaktır. Hareketsiz yaşantıdan kaçınmalı ancak ağır cisimleri kaldırırken dikkatli olunmalıdır. Sigara kullanan kişilerde bel fıtığının 3 kat daha fazla görüldüğünün de unutulmaması gereklidir. Kilolu hastalar zayıflayarak bel fıtığı olma riskini azaltabilirler.


Her bel fıtığı ameliyat gerektirir mi?


Her bel fıtığı ameliyat gerektirmez ve daha sonra da ameliyat gerektireceği anlamı taşımaz. Ayak veya bacakta güçsüzlük, hastanın yaşam kalitesini bozacak düzeyde ilaç ve fizik tedaviye cevap vermeyen şiddetli ağrı, idrar kaçırma durumlarında ameliyat gereklidir.


Ameliyat olunmazsa ne gibi sıkıntılarla karşılaşılır?


Ayaktaki güç kaybı artarak ayak parmaklarının ya da bileğin hareket etmediği düşük ayak tablosu oluşabilir. Tam bir güç kaybı oluşan bu durum kalıcı olabilir. Ayağın gücünü eski haline getirmek mümkün olmayabilir. Aynı şekilde idrar kaçırma problemi oluşursa hasta 4-6 saat içerisinde ameliyata alınmalıdır. Bu durum da kalıcı olabilir. 


Ameliyat çözüm müdür?


Ameliyatın amacı mevcut ağrı, uyuşma, his kaybı, kramp ve kuvvet kaybı gibi problemleri ortadan kaldırmaktır. Hastaların % 98’ i ameliyatlarının başarılı olduğunu söylerler. Bu rakam bir ameliyat için yüksek bir orandır.


Ameliyatın riski var mı bunlar nelerdir? 


Her cerrahi müdahelenin belli oranlarda riski vardır. Bel fıtığı ameliyatlarında da % 1 düzeyinde riskler vardır. Bunlar enfeksiyon, omurilik yaralanması, sinir yaralanması gibi risklerdir. Günümüzde bu oran minimuma inmiştir.

Hangi yöntemler bel fıtığının cerrahi tedavisinde kullanılır?

Ameliyat kararı verilmiş hastada hastanın yaşı, genel durumu, fıtığın yeri ve tipi gibi faktörlere bağlı olarak en doğru yöntemi seçmek gerekir. Mikrodiskektomi ve endoskopik diskektomi yöntemleri en sık tercih edilen yöntemlerdir.
Mikrodiskektomi: 2 cm lik bir cilt kesisi ile mikroskop altında yapılan bu ameliyatla fıtığın tamamını almak mümkündür.
Endoskopik Diskektomi: Endoskopik olarak (ciltten fıtıklı bölgeye gönderilen kamera ile) fıtığın temizlenmesidir. Avantajlari cilt kesisi gerektirmemesi, ameliyat esnasında doku zedelenmesi daha az olduğu için hasta daha erken mobilize edilebilir.Disk Protezi: Fıtıklı diskin çıkarılıp yerine suni bir disk ekleminin konulması.

Ameliyat sonrası ne zaman ayağa kalkılır ve çalışılabilir?
12 saat sonra hasta yürüyüşlere başlayabilir. Ancak ilk 3 gün ev çevresinde kısa yürüyüşler ve evde istirahatle geçirilmesinde fayda vardır. İşin ağırlığı ve temposuna göre 7-15 gün sonra işe başlanabilir.


Ameliyattan sonra fıtıkta tekrarlama olabilir mi?
Ameliyattan sonra % 1 tekrarlama olasılığı vardır.Ameliyat sonrası şikayetlerim geçer mi?
Ameliyattan sonraki gün ağrı yakınması geçer. Oluşan güç kaybının derecesine göre birkaç ay içerisinde düzelir. Uyuşma şikayetleri en son düzelir. İleri düzeyde ve uzun süreli basıya maruz kalan sinirlere bağlı uyuşukluk 6 ay kadar ameliyat sonrası devam edebilir.

Fıtık ameliyatlarında vidalarla omurların birbirine kaynatılması gerekli midir?
Bel kayması, kireçlenme, sinir köklerinin çıktığı kanalların yüksekliğinin azalmasına bağlı daralması ve instabilite (omurların yük taşıma kabiliyetini kaybedecek şekilde aşırı hareketliliği) bel fıtığına eşlik edebilir. Bu hastalarda omurların birbirine kaynatılması gerekebilir. Dolayısıyla fıtık ameliyatını yapan cerrahın omurları birbirine kaynatma konusunda da deneyimli ve hazırlıklı olması gereklidir. Cerrah gerektiğinde kaynatma işlemini de başarıyla yapabilmelidir.


Kaynak : http://www.internethaber.com/bel-fitikli-hasta-ameliyat-olmali-mi-11190y.htm#ixzz1lhJ9ZUCQ

Kireçlenme deyip geçmeyin

Kireçlenme nedir?
Kireçlenme ya da diğer adıyla osteoartrit, eklem kıkırdağının yapısının bozulmasına yol açan bir hastalıktır. Kıkırdakta ve kıkırdağının altındaki kemik dokuda değişiklikler sonucu kemikte büyümeler ve eklem kenarında çıkıntılar gelişir.

Nasıl Seyreder?

Kireçlenme yavaş seyirli bir hastalıktır. Hasta eklemlerde kısıtlılık ve ağrıya sebep olur.

Kireçlenme kimlerde görülür?

Kireçlenme ileri yaş hastalığıdır. Kırk yaşından önce görülmesi nadirdir. 60 yaş civarındaki insanların yaklaşık yarısında kireçlenme bulguları vardır. Hastalık kadınlarda yaklaşık 3 kat daha sık görülür.

Kilonun kireçlenme üzerine etkisi var mıdır?

Fazla kilo, ekleme binen yükü artırarak özellikle dizde kireçlenme gelişme olasılığını yükseltmektedir. Kilo artışı hastalarda şikâyetlerin ortaya çıkmasına veya artmasına neden olabilmektedir. Orta derecede bir kilo verilmesi bile kireçlenme riskinde azalmaya yol açar.

Kireçlenme ailevi midir?

Bazı ailelerde çok daha sık olarak ve daha erken yaşlarda ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu da ailevi yatkınlıktan kaynaklanmaktadır. Özellikle el parmak eklemlerinde şişlere neden olan türünde kalıtımın katkısı çok belirgindir.

Başka sebeplerden dolayı da kireçlenme ortaya çıkabilir mi?

Eklemlerde doğuştan görülen (örneğin kalça çıkığı, kalça eklemi ile yuvası arasındaki uyumsuzluklar) veya sonradan kaza, darbeler gibi eklemde bozukluğa sebep olan yapısal bozukluklar, eklemin işleyişini aksatarak hastalık gelişme riskini artırmaktadır.

Kireçlenme en çok hangi eklemlerde görülür?

En sık diz, kalça, el parmak eklemleri, ayak başparmağı ve omurgada görülür. Diz kireçlenmesi özellikle bayanlarda sıktır ve şişmanlık ile görülme olasılığı artar. Kalça kireçlenmesi erkeklerde de kadınlar kadar sık görülür. El parmaklarında kireçlenme, özellikle en uçta bulunan eklemlerde görülür. Başparmak kökünde görülen kireçlenme eklem şişliği ve hareket kısıtlılığı yapar. Ayak başparmağının kireçlenmesi parmağın dışarı doğru eğrilmesine ve/veya hareketlerinin tama yakın kaybına neden olabilir. Kireçlenme omurganın en hareketli bölgeleri olan boyun ve belde de görülebilir. Omurga eklemlerindeki hareketi bozarak ağrı ve acıya sebep olur. Ek olarak kemik çıkıntıların sinir kanallarını ya da omurilik boşluğunu daraltmasına bağlı bulgular da ortaya çıkabilir.

Kireçlenmenin hastalarda ne gibi şikâyetlere sebep olur?

Hastalar en sık olarak, kireçlenme gelişen eklemlerinde ağrı ve hareketlerde azalmadan yakınırlar. Ağrı genellikle hareket sırasında ya da günün ilerleyen saatlerinde görülür. Şikâyetler genelde dinlenmeyle rahatlar. Eklem kıkırdağındaki bozukluklar ve aşınma ilerledikçe, istirahat sırasında da ağrı görülebilir ve eklem hareketleri günlük yaşam faaliyetlerini aksatacak düzeyde kısıtlanabilir. Hareket sırasında eklemde çıtırtı ve ses duyulabilir. Uzun süren dinlenme sonrası, sabahları veya oturur durumdan harekete geçince, hareketlerde kısa süren bir tutukluk olabilir. Genelde sabahları olan bu durum 30 dakikadan fazla sürmez. Kireçlenme olan ekleme komşu kaslarda zayıflama ve güçsüzlük dikkati çeker.

Kireçlenme tanısı nasıl konulur?

Deneyimli bir ortopedist kireçlenme tanısını muayene ile koyabilir. Eklemlerde şişlik, açı değişikliği (örneğin dizlerdeki çarpık görüntüler), hareket kısıtlılığı tanıyı kolaylaştırır. Röntgen filmleri kireçlenmenin hem tanısı, hem evrelenmesi hem de tedavisinin planlanması açısından gereklidir.

Kireçlenme nasıl tedavi edilir?

Tedavinin temel amacı, ağrı, tutukluk ve şişliği gidermek, hareketteki kısıtlanmayı düzeltmek ve günlük yaşam faaliyetlerinin sorunsuz yapılmasını sağlamaktır. Kireçlenmenin tamamen düzelmesini sağlayan bir tedavi yoktur. Bozulmuş kıkırdağı yenilemek mümkün değildir. Vücut ağırlığının ideal kiloya inmesi eklem üzerindeki yükü azaltarak acıyı azaltabilir. Günlük işlerin ve önerilen egzersizlerin gün içerisine dengeli bir şekilde dağıtılması çok önemlidir. Hastanın yaşadığı ve çalıştığı ortamın hastanın şartlarına göre düzenlenmesi (örneğin oturup kalkmayı kolaylaştırmak için sandalye boyunun arttırılması) gerekir.

Kıkırdak koruyucu ilaçlar ne gibi etkilere sahiptir?

MSM, kondroidin sülfat, kollajen hidrozilat ve glukozamin en çok bilinen ve kullanılan kıkırdak koruyucu maddelerdir. Yaşlanma seyrinde ortaya çıkan özellikle diz, kalça, el ve ayak bilek eklemlerinde kıkırdağı koruyucu ve onarıcı etkisi olduğunu gösteren birçok çalışma vardır. Özellikle glukozamin-kondroidin-sülfat-MSM karışımını hastaların ağrılarını azaltmada ve eklem hareketini desteklemede faydalı olduğu düşünülmektedir.

Diz içine uygulanan enjeksiyon hakkında düşünceleriniz nelerdir?

İşlem, hyaluronik asit preparatlarının eklem içine enjekte edilmesinden ibarettir. Hyaluronik asit, doğal olarak eklem sıvısının elemanlarından biridir. Bu madde eklemi oluşturan kemiklerin yumuşak bir biçimde diğerinin üzerinden kaymasını ve eklem yük aktarımı sırasında şok absorbsiyonu sağlar. Hastaların tamamında fayda vermemesine rağmen bazı hastalarda rahatlama sağlar. Fayda gören hastalarda yılda bir kez enjeksiyonu tekrar ediyoruz.

Kireçlenmede kaplıca tedavisinin yararı var mıdır?

Hastalığın dönemine göre sıcak ve/veya soğuk uygulamaları, fizik tedavi uygulamaları, kaplıca tedavisi uygulanabilir. Ağrılar azaltılıp eklem fonksiyonu bu şekilde artırılabilir.

Kireçlenmede ağrı tedavisi için neler yapılabilir?

Ağrı öncelikle basit ağrı kesiciler yeterli cevap olmazsa, kortizon dışı iltihap giderici romatizma ilaçlar ile azaltılmaya çalışılır. Kireçlenme eklemde ileri derecede tahribat yaptığında, kişi günlük ihtiyaçlarını bile yapamaz hale gelir. Hastalar bu safhada yürümede, merdiven çıkmada çok ciddi açı çektiklerini; gece uykudan uyandıran ağrıları olduğunu söylerler. Bu aşamadaki kireçlenmenin tedavisi ancak eklem yüzeyinin değiştirildiği protez ameliyatlarıyla yapılabilir.

Protez ameliyatı nedir?

Protez ameliyatı bozulmuş, çalışmayan eklem yüzlerinin metal, porselen ya da polietilen yeni yüzeylerle değiştirilmesidir. Vücuttaki birçok ekleme bozulduğunda protez ameliyatı yapılabilir. Ameliyat sonrası hastalar ağrısız, mekanik açıları normal olan ve fonksiyonel bir ekleme kavuşurlar.

Eklem protezi ameliyatları en çok hangi eklemlere yapılır?

En sık uygulandığı bölgeler, kalça ve diz eklemleridir. Bunun dışında omuz, el ve ayak eklemleri hatta omurgaların arasındaki bozulmuş disklerin yerine bile disk protezleri yerleştirilebilir.

Protez ameliyatları sonrası, hasta kaç yıl rahat etmektedir? Daha doğrusu protezin eskimesi söz konusu mudur? Değiştirilmeleri gerekir mi?

Protez ameliyatları sonrası, hasta 10-20 sene rahat etmektedir. Bu sürenin sonunda kemikte zayıflamaya ya da protezin eskimesine bağlı gevşeme ya da yıpranma meydana gelir. Bu gibi durumlarda mevcut protezin çıkarılıp, yenisiyle değiştirilmesi gerekmektedir.

Yaş protez ameliyatı yapılacak hastalarda önemli mi?

Uzun yıllar kullanım sonrası protezin değiştirilmesi gerekebileceği için orta yaş ve üzerindeki (>65 yaş) tercih edilir. Ancak genç yaşlarda rastlanan artritlerde hastanın yaşının ilerlemesini beklemek ağrılı uzun yıllar geçirmesi demektir. Bu hastalarda daha genç yaşlarda da protez ameliyatı yapılabilir.

Kilonun protez ameliyatı üzerine olumlu ya da olumsuz bir etkisi var mı?

Özellikle diz ve kalça eklemlerinde kireçlenme olan hastaların çoğunluğu kiloludur. Hastalar ameliyat öncesinde tartılarak vücut kitle endeksleri hesaplanır. Bu hesap sonrasında kilolu ve aşırı kilolu hastalar ameliyat sonrasındaki zorluklar hakkında bilgilendirilirler. Ancak kilolu ve aşırı kilolu hastaların kilosundan ameliyat sonrasındaki sonuçları kilosu normal olanlardan farklı değildir. Dolayısıyla eğer kilolu hastaların ameliyat olmasına diğer medikal problemler engel olmuyorsa ameliyat olmalarını faydalıdır.

Halk arasında protezlerin farklı tipleri olduğu; iyisinin kötüsünün kullanılabildiği şeklinde sorular var. Protezler nasıl olmalı?

Evet protezlerin çok farklı tipleri olabiliyor.

Önemli olan protezi uygulayan cerrahın hastaya en uygun hangi protezin kullanılacağını bilmesi ve doğru protezi kullanmasıdır.

Hastalar protez ameliyatı yapıldıktan sonra hemen yürüyebilirler mi?

Genelde ameliyattan iki gün sonra hastaların ekleme yük vererek yürümeleri mümkün. Ancak özellikle diz ve omuz protezi ameliyatı sonrası eklem hareketlerinin normale dönmesi için rehabilitasyon gerekli.

Yanlış protez tercihi yapılabilir mi?

Yanlış protez seçimi oldukça zor. Ancak bazen fiyatı daha ucuz ya da hastanede mevcut olan protez budur denilerek daha az tercih edilecek protezlerin konulmuş olduğu hastalarla karşılaşabiliyoruz.

Kalça eklemi protezinde yapılan işlem nedir?

Kalça eklemi, top-yuva tarzı bir eklemdir. Topun yuva içinde kaymasıyla uyluk öne, arkaya, içe ve dışa doğru hareket eder. Protez ameliyatında, kalça eklemi üzerinde yan tarafta yaklaşık 15 cm' lik kesi yapılır. Daha sonra, kasların arasından kalça eklemini oluşturan kemiklere ulaşılır. Kireçlenmenin meydana geldiği kemik parçalar çıkarılıp yerine protez konularak ameliyat sonlandırılır.


Diz protezi nasıl yapılır?

Dizin önünden yapılan bir kesi ile diz eklemine ulaşılır. Eklemi oluşturan üç kemiğin birbirlerine temas eden yüzlerindeki aşınmış kıkırdak dokusu, ince bir kemik tabakası ile birlikte kesilerek çıkartılır, sonra uygun boyutlarda seçilen protez parçaları, kemik çimentosu adı verilen bir dolgu malzemesi kullanılarak, hazırlanan kemik yüzeylere tutturulur.



Kaynak : http://www.internethaber.com/kireclenme-deyip-gecmeyin-11142y.htm#ixzz1lgbcg9Ah

23 Şubat 2011 Çarşamba

Skolyoz nedir? Nasıl Tedavi Edilir? Bölüm 2


Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Bezer Mehtap Tv Kanalındaki Çınar Altı Programında Skolyoz hakkıdaki soruları yanıtlıyor.
Bölüm 2

Skolyoz nedir? Nasıl Tedavi Edilir? Bölüm 1

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Bezer Mehtap Tv Kanalındaki Çınar Altı Programında Skolyoz hakkıdaki soruları yanıtlıyor.
Bölüm 1

11 Ocak 2011 Salı

Kireçlenme ve Kamburluk

video

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Bezer Ntv kanalında yayılanan haber merkezi adlı programda Kireçlenme ve Kamburluk hakkıdaki soruları yanıtlıyor.



12 Mayıs 2009 Salı

Kifoz (Kamburluk) Nedir ? Broşür



Sırt ve bel ağrılarının önemli sebeplerinden biri olan kifoz, özellikle çocukluk çağında kendini gösteren, skolyoz dışında görülen bir diğer önemli bir omurga eğriliği veya bozukluğudur.
Halk arasında kamburluk olarak bilinen hastalık dorsal ve lomber olmak üzere iki tipi vardır.

Dorsal kifoz genellikler ergenlik çağında oluşur. Sırtta yuvarlaklaşma ve öne doğru eğilme başlar. Bu tipte sırt kaslarında da yetersizlik oluşur.


Kifoz (Kamburluk) Nedir ? Broşür

Sunum faklı seçeneklerde indirebilirsiniz


İndir

İndir

İndir

İndir